Haber

Hormonal Dengesizliğe Karşı Tohum Döngüsü


Günlerden Salı, saat 17:33. Çalışma odamda masa başında oturmuş, var gücümle şu an okumakta olduğunuz yazıya odaklanmaya çabalıyorum. Nisan ayı içeriklerim arasında sona bıraktığım bu wellness konusu, tesadüfen mi, Tanrı’nın lütfundan mıdır bilinmez, âdet dönemimin en sancılı gününe denk düştü. Ruh hâlime gelince; şiddetli karın ağrısı, yorgunluk ve iştah dalgalanmalarının etkileri bir yana, agresiflik had safhada. Olur olmaz gelişen sinir hâli, kimi zaman yan apartmandaki havuzun çevresinde dört dönen zata dönüp “İnsan neden burada spor yapar ki!” minvalinde gereksiz sorular, kimi zamansa pandemiye karşı derinlerden yükselen isyan mırıltılarıyla tezahür ediyor bünyede.

Yaşayan bilir. Karında şişkinlik, göğüslerde hassasiyet, yüzde akne, eklemlerde yer yer yükselen ağrılar şöyle dursun; bir elinde tatlı kaşığı, diğerinde Nutella kavanozuyla diyet planı yapmaktır PMS. İnsanı en neşeli anında hüngür hüngür ağlatabilen bir haliyetiruhiyedir. Öyle ki, Kemal Sunal klasiklerinden, baba-kız ilişkilerini işleyen banka reklamlarına, her şey gözyaşı dökmek için gerekçe teşkil edebilir. Kırılganlığın yanı sıra asabiyet de yapar.

İşin mizahi yönü bir yana, her kadın özgün olduğu gibi PMS deneyimleri de değişkendir. Alternatif tıp kulvarından çıkan Tohum Döngüsü de araştırmalara göre 200 farklı belirtiyle kendini gösterebilen bu çalkantılı fiziksel ve ruhsal durumu kontrol etmeye, kadınların şifa bulmasına imkan tanıyan doğal bir takviye protokolü. Açılımı; yağ asidi açısından zengin tohumları âdet döngüsüne göre dönüşümlü olarak tüketerek hormonları düzenlemek ve hormonal belirtileri dizginlemek. Dahası da var. Tohum Döngüsü ve hormonlar arasında doğrudan sebep-sonuç ilişkisi kuran bilimsel bir araştırma henüz bulunmasa da, deneyimleyenler, âdet döngüsünü çeşitli tohumlarla senkronize etmenin hormonal bozuklukların yanı sıra PCOS (Polikistik Over Sendromu), âdet düzensizliği ve sıcak basması gibi menopoz belirtilerine de iyi geldiği konusunda ısrarcı. Hatta doğurganlığı desteklediğini iddia edenler bile var. (Bakınız; Google’da Tohum Bisiklete binme X Doğurganlık altında çıkan 11 milyon sonuç.)

Tohum Bisiklete binme

Fotoğraf: Dan Beleiu

İnternet dünyası konuşadursun, geleneksel tıbbın bu doğru orantıya tamamen ikna olmadığını not düşmek gerek. “Tohum Döngüsü’nün östrojen ve progesteron hormonları arasında bir denge kurduğu söyleniyor” diyor Dr. Omnia M. Samra-Latif Estafan. New Jersey’deki Newark Beth Israel Medical Center’da görev yapan jinekolog, ihtiyatla devam ediyor: “Tohumların içeriğindeki lignan dediğimiz bileşenler, metabolize edildiğinde vücudu bünyeye fazla gelen hormonlardan arındırabildiği gibi eksik olanı da yerine koyabiliyor. Buradan yola çıkarak, Tohum Döngüsü’nün teorik açıdan faydalı olabileceğini söylemek mümkün.”

Alternatif tıp kulvarında ise, Tohum Döngüsü’nün sonuçlarına tam kanaat getirenler var. Kanada merkezli naturopatik doktor ve bütünsel tıp uzmanı Sarah White, “Besinin en güzel ilaç olduğuna inanan bir doktor olarak hastalarıma sıkça önerdiğim doğal bir terapi bu” diyerek giriyor konuya. “Tohum Döngüsü, 28 günden oluşan menstrüel döngünün ilk 14 gününe tekabül eden Foliküler Faz’da, östrojen seviyelerini destekleyerek olması gerektiği seviyeye çıkarıyor. Döngünün Luteal Faz dediğimiz ikinci evresinde, yani ayın son 14 gününde ise progesteron seviyelerini düzenliyor. Kaldı ki, kadınların âdetle ilintili ortak sorunları, genellikle bu hormonlardaki dengesizliğe bağlı olarak gelişiyor.”

Naturopatik tıp uzmanı Dr. Jolene Brighten da hemfikir. Hormonları düzenlemeye yönelik 30 günlük doğal bir program ile doğum kontrol haplarının olumsuz etkilerini sıfıra indirgemeyi hedefleyen hapın ötesinde adlı sağlık kitabının yazarı, “Tohum Döngüsü ile amaç, doğru hormonların doğru zamanda üretilmesini, salgılanmasını ve metabolizma tarafından doğru şekilde hazmedilmesini sağlamak” diyor. “PMS’ten PCOS’e, âdet düzensizliğinden göğüs hassasiyetine ve akneye, türlü sorunları çözebilen bu protokolün artılarını hem kendi vücudumda hem de hastalarımın sağlığında bire bir gözlemledim. Zira tohumları ne zaman tüketmemiz gerektiğini dikte eden tıbbi bir araştırma olmasa da, bu besinlerin hormon sağlığına faydalarını kanıtlayan birçok bilimsel makale mevcut.”

Detaylara gelirsek, Tohum Döngüsü’nün iki farklı evresi var. Buna göre, âdetin birinci gününden başlayıp ovülasyon, yani yumurtlama dönemine dek devam eden ilk iki hafta boyunca, her gün bir yemek kaşığı balkabağı tohumu ve aynı ölçekte keten tohumu tüketmeniz öneriliyor. “Vücut endometriyal doku ürettiği ve ovülasyona hazırlandığı için aylık döngümüzün Foliküler Faz adlı bu evresine hükmeden hormon östrojendir” diyor Dr. White; ve şöyle açıklıyor: “Diyete ilk etapta dâhil edilen tohumlar, östrojen düzenleyici etkileri araştırmalarca kanıtlanan lignanlar açısından oldukça zengin. Zira bitki kökenli bu bileşenler, tıpta hormonal sistemin en önemli modülatörleri olarak bilinir. Üstelik bu tohumlar, Omega 3 yağ asitleri, selenyum ve magnezyum içerdiğinden ötürü bedenin sağlıklı hormonlar üretmesini desteklemekte de hayli etkili.”

Tohum Bisiklete binme

İkinci evrede, vücutta baskın olan hormonla beraber tüketmeniz gereken tohumlar da değişiyor. Bir yemek kaşığı ayçekirdeği tohumu ve aynı oranda susam tohumu, âdet sonrası Luteal Faz denen son iki haftalık süreçte progesteron seviyesini desteklemek üzere tavsiye ediliyor. “Çoğu zaman âdet düzensizliği ve sancılı âdet dönemlerinin yanı sıra şişkinlik, ruhsal dengesizlik ve uykusuzluk gibi PMS belirtilerinin altında, bu evrede açığa çıkan progesteron eksikliği yatar” diyor Dr. Brighten. “Progesteron üretimini tetikleyici demir (susam tohumu) ve E vitamini (ayçekirdeği tohumu) içerikli besinlerin ikinci evrede tüketilmesinin sebebi de bu. Üstelik susam tohumunun menopoz dönemindeki kadınlara olumlu etkileri araştırmalarca kanıtlanmış durumda. ”Kadınların hormon sağlığı üzerine NBC Haberleri, New York Postası ve Telgraf dâhil türlü yayınlara demeç veren doktorun, postpartum ve postmenopozal belirtilerin yanı sıra âdet görememe durumu amenore ile mücadele edenler için de bir tavsiyesi var: “Tohum Döngüsü’nü ayın evrelerini takip ederek yapın. Örneğin; yeni ayı âdetinizin ilk günü olarak kabul ederek işe balkabağı ve keten tohumlarıyla başlayın; dolunayı gördüğünüz anda ayçekirdeği ve susam tohumlarına geçiş yapın. Adapte olması için vücudunuza zaman tanıyın, zira tohum protokolünün faydalarını deneyimlemeniz, bünyenize göre dört ila altı haftayı bulabilir.”

Siz de benim gibi Tohum Döngüsü’ne bir şans vermeyi planlıyorsanız, kimi uzmanlar, “faydası var, zararı yok” dese de öncesinde mutlaka doktorunuzdan onay alın. Yeşil ışık yandığında, vücut tarafından emilimini artırarak tüm artılarından yararlanmak için tohumları taze çektikten hemen sonra tüketmeye özen gösterin ve yenilikçi tariflerle yaratıcılığınızı konuşturun. Toz formuna getirdiğiniz takviyeleri sebze suyu içeceğine katmak, salataya serpmek, yulaflı yoğurt veya tahinle karıştırmak ya da kurabiye tarifinize eklemekte özgürsünüz.

ETİKETLER:
TOHUM DÖNGÜSÜ , HORMONLAR , ADET DÖNEMİ , TOHUMLAR



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
fethiye escort çanakkale escort instagram takipçi hilesi organik takipçi satın al bayan takipçi satın al takipçi satın al instagram beğeni arttırma instagram takipçi satın al ege tülek takipçi satın al takipçi satın al Takipçi kasma hilesi izmir escort izmir escort mersin escort betnano giriş sekabet